14 Kasım 2013 Perşembe

Anne..

İçimde 24 saat boyunca yorulmak nedir bilmeden kımıldanıp duran bebeğim. Bana dünya üzerinde içimin titrediği tek kelimeyi söyleyecek olan bebeğim..

32. haftamızı doldurmak için gün sayıyorum. Çalışmaya devam edeceğim için belki hayatımda çok bir değişiklik olmayacak ama o oiçimdeki güzel şey biraz daha bana yakınlaşacak, babasına yakınlaşacak, açıp kapadığı gözleriyle dünyaya daha fazla hazırlayacak kendini..

Hafta olarak bir çok hazırlığımın bitmiş olması gerekiyordu ama bitmedi, bitemedi. Çeşitli sebeplerle.
Mercanımız uslu durur ve mümkün olduğunca durursa şu andaki sıcak yuvasında annesi de yavaş yavaş hazırlanıp onu beklemeye geçecek.

hayatımın hiç bir döneminde 'keşke çalışmasam' gibi bir cümle kurmamışımdır. hala daha kurmadım aslında. sadece içimden geçiriyorum. Hamilelik sürecini bile gerektiği gibi yaşayamıyorsun belli bir mesaide çalışınca. Bebek doğduktan sonra ise kısacık bir zaman dilimi var anne ve bebeğin önünde.

Düşündükçe hüzünleniyorum. Sana ihtiyacı olan, tamamen savunmasız bir bebeği bırakıp işe gitmek.

Belki bu gece sevgilimin yanımda olmayışından da biraz daha duygusalım.

kalkmalıyım şimdi.. hala yapabildiğim, basit gibi görünen ama bana gün geçtikçe engelli atlama yorgunluğu veren işleri tamamlamalıyım. Çamaşırlar yıkanmalı, ev derlenip toparlanmalı.. bebeğimiz, göbeğimiz dinlenmeye çekilmeli.. Kocamaaan göbeğimiz :)


30 Temmuz 2013 Salı

Aile


Taşınma, yolculuk, harcanacak paralar, kurulacak programlar, düzenlenecek minik dolaplar ve akıl tutulmalarının içinden... yaşamak güzel şey!

Sevgili Tibetciğimize kavuşmamıza çok az bir zaman kaldı. Belki hamileliğimin verdiği fazladan duygularında esiri oldum bilmiyorum ama fotoğraflarına baktığım zaman bile gözlerim doluyor artık. Burnumun direği sızlıyor.
Gurbet dedikleri eskide kaldı diyorlar. Hani çok iletişim, çok insan ya..
Yalan..

Sanki tutunmadan, dokunmadan yanında hissedebiliyorsun da. Ben yapamıyorum en azından yapabilen varsa ve bana öğretirse çok sevinirim.

Aile bağlarının yerini hiç birşey tutamadığı bir hayatım var. Konuştuğum insanlar içinde hiç bir önemi olmayan ufak detaylar benim için çok ama çok önemli. Bayram sabahı aynı evi solumak, aynı demlikten çay içmek gibi.

Giderek büyüyen, büyüdükçe güzelleşen ailemizin bir arada olduğu her an, nefes almak bile kutsallaşıyor sanki.

Yarın işe gelmeyecek olmak oldukça iyi bir mutluluk sebebi.
Blogda yeniyim evet ama biraz çeşitlilik katmak adına belki yarın yapacağım bir kaç çeşit oburluk malzemeleri paylaşabilirim..

Yaşasın yemek yemek!


28 Haziran 2013 Cuma

neye, ne kadar öncelik vermem gerektiği konusunda kafa karışıklığı yaşadığım bir dönemdeyim.
kafamın içerisinde binlerce tilki saklambaç oynuyor sanki.

eve yapılacak bir ton alışverişimiz, düzene sokulacak bin türlü eşyamız, kendimiz için yapmamız gereken planlamalar, hayalini kurduğumuz bir tatil var.

bebeğimiz büyüyor. daha fazla hissetmeye başlıyorum artık. 11. haftayı geride bıraktık ve bu kadar hafta nasıl geçti çok kısa gibi gelen, bir o kadar uzun süren..

kısa bir ayvalık gezisi oldu ailece çıktığımız. canımız, fundamız, onurumuz ve biriciğimiz tibetimizi gördüğümüz.

aile ile olan anlarımın tadını hiç birşeyde alamıyorum ve sanki yaş geçtikçe daha fazla kıymetleniyorlar.

bugün günlerden Cuma. bunun bir yıl öncesinde sabahlarını bile farklı geçirirdim Cuma'nın. şimdilerde belki iş ortamının daha huzurlu bir hale gelmesi, belki ev hayatının.. her günden çok da farklı değil. herhangi bir günde de o eski Cuma ruhunu yakalayabildiğimden çok farkı kalmadı artık bu son hafta gününün..

bütün yapılacak işler içinde tatil en yüksek cazibeye sahip olanı. deli gibi istediğim..

7 Haziran 2013 Cuma

hayatın her evresinde direnişten ayrılmamak gerek.

neye umut besleyeceğin, neyin karşısında duracağını bilmen gerek..

başkaldırının saygısızlık ve hadsizlik unsuru taşımadığını bilmen gerek..

insan olanın çeşitli fikirlerden örülerek birbirine tutunduğunu bilmen gerek..

İki insan bir araya gelince önce sevgi oluşur.. bilmen gerek. araya kötülük eken samimi diyaloglar değil, yalnızlığı kişiliğini kirletip hapsetmiş insanlardır.

23 Mayıs 2013 Perşembe

Hayatın sürprizlerle dolu olduğunu ve bir plan yaparken, işi kağıtlara dönerken, başınızda olandan, sizi bekleyenden hiç haberiniz olmadığını öğreneli tam olarak 20 gün oluyor.

neye şaşırıp, neye sevineceğinizi, neye üzüleceğinizi bilmediğiniz bir döneme girmiş olabilirsiniz. sizi neyin beklediğini tahmin etmekle birlikte, o dönemin bir an önce gelmesini de isteyebilirsiniz.

hayatımı seviyorum. hayalini kurduğumdan belki biraz daha hızlı ama daha sürprizli, umutlu olduğu kesin..

sevgilimle olanlar, paylaşılanlar, mutfakta olanlar, daha embriyo olan bebeğimiz, herşeyimiz, ama herşeyimiz saklı olduğu yerden çıkmak için bir cümlenin içindeki kelime olmak için sabırsızlanıyor.
kalemin olmadığı, tamamen klavyenin hüküm sürdüğü bir dünyam olmasa da kalemin mesaisini ziyadesiyle klavyeye devredeceğine dair bir hisle içimdeki girişimizi yapalım.

hayatımıza ışık olsun, sevgi olsun...